prenses.gif

Temel İlkeler

Hepimiz doğduğumuz günden bugüne ailemizden, arkadaşlarımızdan, çevremizden, okuldan, ve medyadan cinselliğe dair mesajlara maruz kaldık; kalmaya da devam ediyoruz. Bu mesajlardan bir kısmı olumlu, kimi olumsuz bazıları da nötr mesajlar olabilir. Çevremizden edindiğimiz bu bilgi öbekleri bizim cinselliğe dair değerlerimiz oluşturuyor. Söz konusu, ebeveynlerin çocuklarla iletişimi olduğunda ise önemli olan, çocuklarla iletişim kurmadan önce, onların cinsel gelişimini daha kapsayıcı ve olumlu yönde destekleyebilmek adına bazı mesajları içselleştiriyor olmamız. Ancak içselleştirilen mesajlar davranışlarımıza ve çocuklarla iletişim biçimimize uzun soluklu ve tutarlı bir biçimde yansıyabilir. ​​

Çocukların kendi bedenleri üzerindeki söz haklarını vardır.

Cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve ifadeleri çeşitliliği söz konusu olduğunda saygı en temel ilkedir.  

Cinsellik, “ayıp”, “günah”, “hiç yakışmıyor” gibi kelimeler, ve utanç ve suçluluk duyguları ile ilişkilendirilmemelidir. 

Bilgi sahibi olunmayan konularda “bilmiyorum ama araştıracağım” demek mümkündür. 

Çocuklara karşı dürüst olmak süreci herkes için kolaylaştırır. 

Çeşitli aile modelleri vardır; herkesin ailesi özeldir. 

Çocukların bedenleri kendilerine ait, özel ve değerlidir. 

Cinsellik, herkes tarafından aynı şekilde deneyimlenmiyor olsa da, yaşamın olağan bir parçasıdır. 

Cinsel organlar ve cinsiyet, övünç ya da utanç aracı değildir; bu yönde kullanılmamalıdır. 

Açık iletişim kurmak ve hiçbir kelimeyi tabu haline getirmemek iletişimi kolaylaştırır. 

Soru sorulmasını beklemek yerine diyalog kurmak sürekli iletişimi mümkün kılar. 

Ebeveynlik deneyimi yaşam boyu devam eden serüvenlerdir; sürekli gelişmek bu serüvenin bir parçasıdır. 

IMG_1507.gif